TÜRKİYE’DE KADININ İNSAN HAKLARI VE ANAYASAL YANSIMASI
İnsanlığın en büyük özlemlerinden birisi, insan haklarından herkesin eşit olarak
faydalanmasıdır ve insanlar arasında ırkına, rengine, cinsiyetine, dinine,
siyasi kanaatlerine bakılmaksızın herkesi aynı statüye tabi kılmayı istemekle
başlamıştır. “İnsan hakları”, insanlık tarihinin başlamasıyla birlikte doğan ve
insanlığın gelişimiyle birlikte ilerleme gösteren en temel haklardır. İnsan
haklan kavramı, insanın sırf insan olması dolayısıyla, doğuştan itibaren sahip
olduğu ve devlet ve bireyler tarafından dokunulamayan haklar bütününü ifade
eder. Doğal hukuk kökenli olmaları dolayısıyla insan haklan, bir çeşit doğal hak
olarak kabul edilir. Batı’da kanlı mücadeleler sonucu elde edilen insan
haklarının hep erkekler için olduğu düşünülmüş ve insan ırkının yarısını teşkil
eden kadınlar bu haklardan dışlanmıştır. Bu dışlanma, genel olarak “feminizm”
olarak nitelendirilen kadınların da haklar bakımından erkelere eşit olmasını
savunan akımın doğmasına sebep olmuştur. Dolayısı ile bu haklar birden ortaya
çıkan haklar olmayıp tarihsel süreç içerisinde meydana gelen değişimlerden
etkilenmiştir. Bu sürecin anayasalara yansımaları olmuştur. Bu çalışmada,
Türkiye’de kadın haklarının bir insan hakkı olarak gelişimi ve anayasal
yansıması ele alınmaktadır.

Yorumlar
Yorum Gönder